Metal Age bir Distopyadır

Şunu da belirtmek isterim ki Metal Çağı aslında distopyadır ve Abdülhamid'i savunan alçak bir puşttur.
Neden mi? Çünkü çağlar arası sınıf şokunu yaşayan/yaşatan bir Çağ olmakla beraber nerede b*okluk orada çokluk felsefesini benimseyerek hayatına devam etmiştir ve 3'e bölünmek fırsatını hiçbir çağa bırakmadan en önde bayrak tutmuştur. Bakınız 2'ye değil 3'e bölünerek çıtayı bir üst seviyeye taşımış bir çağ. Yani bu çağ şimdi öyle içi boş haberlere papuç bırakacak bir çağ'a mı benziyor? siz nelerden bahsediyorsunuz, yapmayın n'olur.

Nedir bu 3'e bölünme hikayesi, anlatalım.

Önceki hikayelerimizden birinde (arayın bulun) ateşin nasıl/niye bulunduğundan ve hangi alanlarda kullanıldığından bahsetmiştik ve olaylar gelişmişti. İşte tam bu noktada ateşin icadı birden bire kontrolden çıkarak (bulunması ve kontrolden çıkması arasında geçen sürede neler olduğunu anlatamıyoruz çünkü telif yiyoruz arkadaşlar, açın okuyun) Maden Çağına sebebiyet verdi.

Tunç,Bakır ve Demir olarak 3'e bölünme fırsatını yakaladığı gibi ortalığı karıştırdı. Asıl çıkış fikri aslında bölünmek değil güzellikler getirmeseydi ancak Aşıklar ölmez Yusuf'um siz böyle devam diyerek ilk fırsatta bölündü.

Akıllara gelen ilk sorulardan biri de, neden sıralama Bakır,Tunç ve Demir ya da vb halleri değil de Tunç,Bakır ve Demir?

Çünkü neden olmasın?, işin aslı şu ki madenlerin işlenmesindeki kolaylık bu sıraya bakıldığında anlaşılıyor o kadar da zor değil.

Ancak maden çağına da gelsek detayları da versek akıllarda tek bir soru, Şarap neden henüz varolmadı? diye merak edenlere cevabımız : Çünkü Katolik Kiliseler.

Bu arada Maden Çağı organizasyonumuz sponsorsuz yapıldığı için hikaye de bu kadar. Bilgiyi sanat için değil halk için verdik yani. Uzatmadan bitirelim bu çağı aksi durumda işin içine maden girdi ve silahlanmak kolaylaştı (bizim yaratmak istediğimiz düzende bu eklentiler yoktu - olur da bir gün yaşanırsa paralelcilerin işidir),

Zaten her kurumun da (evrenler dahil) paraleli var ve istihdam adına bu yolda atılan her adım da ahlaklı adım sayılacak ve herkes kendi yolunda haklı yürüyüşüne devam edecek (bazı etnik kökenler hariç)

Kaos'a giden bu yoldan tek bir seçenek ile çıkmak mümkün mü? yoksa bir kaç seçenek ile parkı mı terk etmeliyiz? bir kaç seçeneksiz giden de ne bileyim 'Freeze all motor functions'' yani.

Çok fazla fikirler dikte edilmiş/inandırılmış varlıklar olarak keyifsiz/memnuniyetsiz süregelen bir hayatı savaşlarla süsleyerek paylaştığımız bu topraklarda kazanan elbet sevgi,barış ve özgür irade olacaktır diye düşünen varsa sıradaki durak Ütopyadüzü, lütfen gerekeni yapalım.

bu laf kalabalığı ve hiçbir şeye hizmet etmeyen hikayemizden çıkarılacak ana fikir ise,

* dünya düzdür / ay plazmadır
* dünya dışı yaşam da vardır
* dünyayı belli aileler yönetiyor
* bazı etnik kökenlere ait olduğunu iddia edenler de affedersiniz (siz zaten cümleyi noktaladınız)
* her bölgenin doğusu problemdir
* simülasyonda yaşıyoruz

gibi bilgilerdir.


Kısacası 'İnsanlar bir kere doğmazlar' der Gabriel Garcia.









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci El Rönesans

İlk dört