İlk dört

*4 ayak iyi, 2 ayak kötü.

*4 ayak iyi, 2 ayak daha iyi.

George Orwell’ın yazdıkları George Orwell’ı bağlar arkadaşlar. Bir hayvan çiftliği düşüncemiz nasıl tarih öncesi devirlerin ortaya çıkışıyla sonuçlandı?
İşte burada.


İlk planladığımız dönem, tahmin ettiğiniz gibi ‘Karanlık’ olandı ancak herkesin bildiği gibi tutmadı arkadaşlar. O projeden vazgeçtik. Biz de onları yazıdan önce ve sonra diye ikiye ayırıp bir seri yapmaya karar verdik.


Taş Devri ile birlikte güçlü bir giriş yapmayı umuyorduk fakat seçtiğimiz bölüm, adının kurbanı oldu. Bkz. Kaba Taş (Paleolitik) Devri. Nasıl başardık bilmiyoruz ama insanlık tarihinin en uzun ve en bilinmeyen dönemi olmasını sağladık. İnsanoğlu bu dönemde taşların uzun ve sivri olanlarıyla birlikte bir yaşam mücadelesi vermiş oldu. Geliştirilebilir olduğunu hala düşünmüyor değiliz.


Bu tecrübeyle prodüksiyon yapıp masraftan kaçmayalım dedik ve bkz. Yontma Taş (Mezolitik) Devri adında bir projeye daha başladık. İnsanlar mağarada yaşasınlar, araç gereçler yapabilsinler niyetiyle olanaklar sağladık ve üretici bir toplum yaratalım istedik ama insanoğlu yine tüketici toplum olmayı seçti. Avcı toplayıcılık planlarımızda yoktu bize yarayan tarafı da bu oldu. İstemeden de olsa iş paylaşımı yapıldı. Erkekler avcı kadınlar toplayıcı oldu. İlk ayrımcılık tohumlarını atmıştık bile. Ama kadınların zevklerine güvendik ve dönemin sonuna doğru yeni bir güncellemeyle ateş eklentisi yaparak çiğ yenen eti, az, orta ve çok pişmiş olarak menülere ekledik. Şarap fikri vardı ancak henüz erkendi.


Bu arada ateş’i Maden Çağı’na ön ayak olsun diye fikir olarak akıllara getirdik. İlk yaptıkları iş et pişirmek oldu. 


Bu devir beklentileri karşılamış biz de tozlu raflarımızda duran Orta Çağ projesinde cennetten arsa alırız umuduyla bir miktar parayı kasamıza koymuştuk ki 
bkz. Cilalı Taş (Neolitik) Devri fikrimizle paramızı katlar cenneti parselleriz diye düşündük ve projeye zor şartlar altında başladık. Yeni güncellemelerle birlikte insanoğluna tarım yapma fikri verdik ve haliyle yerleşik düzene geçildi bu da önlenemeyen nüfus artışını beraberinde getirdi. Tabi nerede çokluk orada kölelik. Sınıflaşmalar başladı ancak bu onayladığımız bir şey değildi. Toprak sayesinde yapılan kap-kaçak lüks hayata sebep olmuş finalde bizim bile önleyemediğimiz tekerlek icadı gerçekleşmişti. Haliyle ticaret başladı ve oluşan topluluklar arası kültürel etkileşim hızla ilerledi. Ee, insanoğlu durur mu? Hayvan derisinden sıkılmış bitkilerden elde edilen liflerle daha havalı giysiler yapmaya, site diye adlandırdığımız küçük yerleşim yerlerinin yakınında açtıkları tezgahlarda bunları satmaya başlamışlardı bile. Ne kaldı geriye? Ateş var, tekerlek var, havalı elbiseler ve et var. Şarap fikri aklımızdan hiç çıkmamıştı tabi ama bundan henüz emin değildik koymadık. 


Şarabın tarihte olan yerini daha sonra tartışmayacağız arkadaşlar ama Maden çağında görüşeceğiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Metal Age bir Distopyadır

İkinci El Rönesans